Köylü Türk kızı Lina, erkek arkadaşıyla gizli gizli buluşuyor. Evde kimse yokken, sessizce içeri giriyor. Altında şalvar, başında ince bir tülbent… Küçük köyünden kalkıp gelmiş, ama aklı bambaşka yerlerde.
Oturduklarında utanarak anlatıyor: “Bizim aile evlenmeden önce… hani… önden yapmak günah sayılıyor.” Erkek arkadaşı anlamaya çalışıyor. Lina devam ediyor: “Ama arkadan… şey… onun lafı edilmez. Kimse bilmez bile…” Göz göze geliyorlar. Bir çözüm gibi. Bir çıkış yolu gibi.
Önce usulca öpüşüyorlar. Lina’nın vücudu titriyor, ama geri çekilmiyor. Erkek arkadaşı yavaşça eteğini sıyırıyor. Külotunu indiriyor. Arkasını dönüyor Lina, yatağa doğru eğiliyor. Götü tam karşısında. Erkek arkadaşı tükürüğünü sürüyor, yavaşça başlıyor.
İlk başta Lina inliyor, acıdan değil; bastırılmış hazdan. Nefesini tutuyor, sonra bırakıyor. Yavaş yavaş içine giriyor; sıcak, dar, daha önce hiç hissedilmemiş bir his. Lina’nın parmakları çarşafa gömülüyor, kalçası her darbede sallanıyor.
Pozisyon hiç değişmiyor; sadece ritim artıyor. Lina gözlerini kapatıyor, hem utanıyor hem istiyor. Son anlarda iyice derine giriyor ve içeri boşalıyor. Lina hissediyor sıcaklığı içinde yayılırken.
Yatakta yan yana yatıyorlar. Lina gülümseyerek fısıldıyor: “Kimseye anlatmam.” Gizli bir haz, gizli bir direniş.







frances bentley maximo Garcia çevirip ekler misiniz 35 dk lik olan.