Balık etli, dolgun memeli genç Türk gelin Mehtap, bahar temizliği yaparken yıkanan perdeleri asmaya kalkar. Ama boyu yetmez, tabure de işe yaramaz. Evde yalnız olduğu kayınpederinden yardım ister. Kayınpederin aklında ise perdeden çok gelinin sıkı götü, etli amı vardır.
Perdeyi asmak bahanesiyle Mehtap’ın yanına yaklaşır. Gelinin dar eteğinin altındaki kıvrımlı göt gözünün önünden gitmez. Elini beline atar, hafifçe öne eğer. Mehtap’ın kalın göt yanakları eteğin içinde iyice gerilir. Mehtap da bu yakınlıktan hoşlanır, dudaklarını ısırır.
Kayınpederin eli usulca Mehtap’ın kalçasından aşağı kayar, eteğin altından sıcak am dudaklarına değecek kadar yaklaşır. Mehtap’ın nefesi hızlanır, memeleri nefesle birlikte kabarır. Artık perdeyi asmak sadece bir bahane olmuştur; odada yasak bir sikişin ateşi yanmaktadır.
O gün perdeler asılır, ama asıl hatırlanan şey, gelin ile kayınpederin o yasak, sert ve doyumsuz anıdır.










